
Şampiyonlar Ligi’nin 6. haftasında temsilcimiz Galatasaray deplasmanda konuk olduğu Monaco’ya 1-0 mağlup oldu. Ev sahibi ekibe galibiyeti getiren golü Folarin Balogun kaydetti. Sarı-kırmızılı ekip bu mağlubiyetle birlikte 9 puanda kalırken, Monaco da puanını 9’a yükseltti.

OKAN BURUK: POZİSYONLARI SONUÇLANDIRAMADIK
Galatasaray Teknik Direktörü Okan Buruk, UEFA Şampiyonlar Ligi’nin 6. haftasında Fransa 1. Futbol Ligi (Ligue 1) takımlarından Monaco’ya 1-0 yenildikleri için üzgün olduklarını söyledi. “Bu takımı nasıl yenemiyoruz?’ dediğimiz bir gece yaşadık.” ifadesini kullanan Buruk, “İlk yarıda oynadığımız futbol, girdiğimiz pozisyonlar ve kurduğumuz üstünlük vardı. Bir Fransız takımına karşı bu kadar çok pozisyona girmek, rakip kaleye rahat gitmek ve net topa sahip olmak beklediğimiz bir şey değildi. İlk yarı girdiğimiz pozisyonları sonuçlandıramadık. İkinci yarı da rakibimiz ikinci topları aldı, oyun kurmada zaman zaman yanlış tarafı kullandık ve öndeki oyuncuların hareketliliğine savunma anlamında cevap veremedik.” ifadelerini kullandı.

POCOGNOLI: ÇOK MEMNUNUM
Monaco’nun teknik direktörü Sebastien Pocognoli, oyuncularının karşılaşmadaki performansından memnun olduğunu söyledi. Müsabakayı değerlendiren 38 yaşındaki teknik direktör, “Oyuncularımın performansından son derece memnunum. Yapabileceğimiz şeyleri gösterdik. Özellikle ikinci yarıdaki performanstan çok memnunum. Pozitif bir yaklaşım içindeydik. Bizim için önemli bir maçtı. İkinci yarı agresif performans sergiledik ve çok sayıda pozisyona girdik.” dedi.

Mücadelenin ardından FANATİK yazarları Galatasaray’ın performansını yorumladı. Sarı Kırmızılılar’ın 2. yarıda iyi oyununu sürdürememesini eleştiren usta isimlerden dikkat çeken değerlendirmeler geldi.

GALATASARAY’IN PİLİ 45 DAKİKALIK / BURAK ÖZDEMİR – FANATİK
Deplasmanda 3-0 kazanılan Ajax maçının ardından ‘Galatasaray ilk 8’e kalıp doğrudan son 16 yapar mı?’ diye düşünmeye başlamışken önce USG ardından Monaco maçlarında alınan mağlubiyetlerle şimdi ilk 24 şansını da zora soktu. II. Louis Stadyumu’ndaki ilk yarıda Galatasaray rakip kaleye çok rahat gitse de golü bulacak dokunuş bir türlü gelmedi.

TEK DEVRELİK TAKIM
Galatasaray, sakat oyuncuların ve sakatlıktan yeni dönen oyuncuların fazlalığı nedeniyle tam anlamıyla bir tek devrelik takım oldu. Samsunspor maçının ardından Monaco karşısında da takımın ikinci yarıda pili komple bitti. Monaco’nun ileri ucunda bitiriciliği yüksek bir golcü olsa skor çok farklı da olabilirdi. Galatasaray ilk yarısında iki gol bulamadığı her maçın kaybetme favorisidir.

ÇARESİNİ BULMASI LAZIM
Galatasaray, Samsunspor maçında yaşadığı kabustan son dakika golüyle çıkmıştı. Şampiyonlar Ligi seviyesinde işler daha da zor oluyor. Okan Buruk, Antalyaspor maçına kadar buna bir çare bulması lazım. Şampiyonlar Ligi’nde ise şu haliyle ne Atletico Madrid’den ne de Manchester City’den puan almak imkansıza yakın!

ENERJİSİ SÖNMÜŞ GİBİYDİ… / CEM DİZDAR – FANATİK
Devamındaki maçların zorluk dereceleri düşünüldüğünde iki takım için de kritik önemdeki maçın ilk devresinin başa baş geçmesi planların ikinci devreye saklandığını düşündürttü. İlk devre boyunca yakalanan fırsatların gol ihtimalininin düşüklüğünü ‘Savunma önceliği’ parametresityle açıklamak doğru olur. İki takım da hücum tasarlamaktan önce sahada doğru yerleşmeyi, doğru baskı yapmayı öne koymuştu.

Bu nedenle topla daha çok oynayıp daha çok şut atmış (6/9) olan Galatasaray’sa da yakalanan ve kaçan ‘Büyük şans’lardaki eşitlik devreyi özetliyordu. İkinci devre belirgin Monaco üstünlüğüyle başladı. Ardından VAR’dan gelen penaltı ve Uğurcan Çakır’ın kurtarışıyla devam etti. Her geçen dakika baskı artıyor fakat yanıt verilemiyordu. Galatasaray’ın ilk devredeki rakibi karşılama enerjisi sönmüş gibiydi. 60. dakikaya varıldığında ise ‘Topla oynama’ hariç ilk devredeki tüm istatistikler tersine dönmüştü.

BU SONUCA SEVİNMEK LAZIM / TUNÇ KAYACI – FANATİK
Şampiyonlar Ligi’nde kritik dönemeçte Monaco deplasmanında işimizin kolay olmadığını biliyorduk. Çünkü rakibimiz içinde yola devam etmesi için kazanması gereken bir maçtı. Okan Buruk önemli eksikleri olmasına rağmen güçlü bir 11 sahaya sürdü. Özellikle iki kanadı çok etkili kullandık ancak son toplarda beceriksizdik. Sane klasına yakışır bir futbol ortaya koyarken, Monaco savunmasına zor anlar yaşattı. Alman yıldız gerçekten toplu ve topsuz oyunda tam bir takım oyuncusu gibi mücadele etti.

Barış Alper de sol kanattan etkili bindirmeler yaptı. Ama tek yapamadığımız goldü ve İlkay ile Sara ile Osimhen ile önemli pozisyonları değerlendiremedik. Ancak ilk yarıda şunu gördük, topa daha çok hakim olan taraf bizdik ama sadece 1. ve 2. bölge futbolu yetmez olduğunu gördük. Açıkcası beraberlik için yeterli ama galibiyet için yetmezdi bu futbol. Tabii ki bu kadro yetersizliğinde bir eleştri değil bir yorum bizimkisi. Ama yaratıcı isimlerin devreye girmesi ve doğru kilit paslarla golü bulmamız gerekiyordu. İkinci yarıda eldeki önemli hamle ismimiz Yunus Akgün’dü. Sakatlıktan çıkan genç yıldız 45 dakikada kader adamı olmaya en büyük adaydı. İkinci yarı rakibin baskılı oyunu karşısında zorlandığımız anlardı. Sanchez’in sebebiyet verdiği penaltıda Uğurcan kalesinde devleşti ve geçit vermedi. Ancak bu kurtarışa rağmen gereken reaksiyonu gösteremedi Sarı-Kırmızılı ekibimiz.

KONDİSYON EKSİKLİĞİ
Balogun gününde olsa sanırım skor çok erken aleyhimize olabilirdi açıkçası şans yanımızdaydı. Okan Buruk’un, Yunus hamlesi bizim için umutların tazelendiği anlardı. İkinci yarıda şunu gördük kondisyon olarak yetersizlik göze fazlasıyla çarpıyordu. Bir de işler kötü giderken Uğurcan’ın sakatlanıp çıkması tuzu biberi oldu. Gol geliyorum dedi ve hemen kaleci değişikliğinin ardından kornerden yenik duruma düştük. Şampiyonlar Ligi’nde bu kadar para harcarken seviyeye uygun ve dayanıklılığı yüksek oyuncular seçmek gerekli. Daha sezon ortasında kulübesiz kalmanın hamle gücünün olmamasını şanssızlık diye izah etmek kendini kandırmaktır. Özetle ikinci yarıdaki ezik futbola bakarsak bu sonuca sevinmek lazım.
